Limon Ne İşe Yarar?

LİMON NE İŞE YARAR? (Citrus lemon)

Limon Nerede Yetişir?

Anavatanı Hindistan ve Çin’dir. 10. asırda Araplar tarafından Avrupa’ya götürülmüştür. Limon hangi mevsimde yetişir; bugün tropikal iklim bölgelerinde ve ülkemizde Akdeniz Bölgesi ve Doğu Karadeniz Bölgesi ile benzer iklime sahip lokal bölgelerde de yetiştirilmektedir.

Limon Nedir?

Limon ağacı çok yıllık 3-6 m kadar boylanan, dik büyüyen, dallanan, yaprağını dökmeyen bir ağaçtır. Yapraklar oval, tüysüz, parlak, almaşıklı dizili, kısa saplı, ters kalp biçiminde ve kenarları düz, yüzeyi parlak ve koyu yeşil renkli, kalın ve sert etlidir. Çiçekleri, Nisan-Haziran’da açar ve beyaz-sarı renkli, hoş kokuludur.

Meyvenin kabuğu hoş ve özel kokulu, dış yüzü soluk sarı renkli, iç yüzü beyaz renkli şeritler halindedir. Limonun tadı, aromatiktir. Suyu ekşidir. Tohum oval şekilli, sarımsı renkli ve tadı acımsı lezzetlidir.

Limonun İçerikleri, Limonun İçindeki Vitaminler: Kabuğu; %0,30-0,35 oranında uçucu yağ, tanenli maddeler, hesperidin acı maddesi, çok sayıda esans, özsuyu ise başta organik asitlerden sitrik asit ve tuzlan olmak üzere şeker, pektin, C vitamini (%60-65 mg). Al, Bl, B2 vitaminleri, bioflavonoid ve flovan içerir. Kabuğu ve yeşil renkli meyveler asitçe daha zengindir. Limon, soğuk olmayan, serin yerde muhafaza edilir. Uçucu yağının %90’ı limonen ve %4-5’i citraldir. İç kısmı; şekerler, C vitamini, sitrik asit içerir. 100 g limonda, sadece 6 kalori vardır.

Limonun Faydaları, Limon Hangi Hastalıklara İyi Gelir?

Limonun meyvelerinden faydalanılır. Suyunda bol miktarda bulunan bioflavonoid’den dolayı toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar. Günlük C vitamini ve bioflavonoid ihtiyacı için yarım limonun suyu yeterlidir. Özellikle, C vitamini vücutta muhafaza edilemediği -depo edilemediği- için günlük ihtiyaç miktarı, günlük alınmalıdır. Limon, salata ve yemeklerde tat vermek için kullanılır. Kullanmadan evvel, meyvenin kabuğu yıkanmalıdır. Kabuğundan limon esansı elde edilir. Limon kabuğu, midevidir ve ağız kokularını giderir, kalbe ve mideye kuvvet verir, cildin doğal dengesini yenileyici, bağışıklık sistemini güçlendirici ve uyarıcı bir toniktir. Vücudu gribal enfeksiyona karşı güçlendirir. Limon kabuğunun nane ve oğul otu ile birlikte kullanımı daha etkilidir.

Suyu-usaresi; ağız içi, bademcik ve boğaz iltihaplarını önlemek için gargara yapılır, şeker ilave edilen suyu, gribal enfeksiyonlarında vücuda dayanıklılık verir, kam temizler, susuzluğu giderir, ateşi ve tansiyonu düşürür, mide kanserini önler, damar sertliği ve romatizmayı iyileştirir, cildi güzelleştirir, dişleri beyazlatır, dişetlerini güçlendirir, baş ve vücut ağrılarını giderir, vücudun yorgunluğunu alır. Tuz ilavesi ile de mikrop öldürür. Tuzlu suyu, nezle ve gripte gargara yapılır.

ASTIMI ÖNLÜYOR

Ayrıca; astım, öksürük, uykusuzluk, asabiyet ve çarpıntıları önler, felçlilere fayda verir. Limon kabuğunun beyaz kısmına albeda adı verilir ve buradan pektin elde edilir. Pektin; sindirimi kolaylaştırıcı ve iştahı açıcı olarak değerlendirilir. C vitamini ve antioksidantça da zengindir. Bu maddelerden dolayı bağışıklık sistemini güçlendirici etkiye sahiptir.

Limon; kanı temizler, kansızlığı önler. Kokusu ferahlık verir. Kan şekerini düşürür, damar tıkanıklığını açar, termeyi geçirir, mide bulantısını alır, idrar söktürür, böbrek ve mesane taşını düşürür, hazmı kolaylaştırır, zehirli hayvan sokmalarında güçlü bir panzehirdir. Sivilceleri giderir, diş kanamalarını durdurur, nasırları yumuşatır, çilleri giderir, mücevherleri ve cildi parlatır, zayıflamak için faydalanılır. Ayrıca, gıda zehirlenmelerini önler, vücudun hararetini düşürür, ter söktürür, aşırı adet kanamalarını ve ishali durdurur, damar sertliğinde ve romatizmada fayda verir. Mide-bağırsak ve idrar yollarındaki mikropları Öldürür, boğaz ve bademcik iltihabını kurutur, ishali keser, baş ve vücut ağrılarını dindirir.

Limon zayıflatır mı; bir haftalık kür uygulanır. Kür süresince, günde 4-6 defa ve yemek aralarında olmak üzere birer bardak limon suyu içilir.

Limon Çayı; dekoksiyon olarak hazırlanır veya çayın diğer karışımları da dekoksiyon olarak hazırlanır. Kaynatıldıktan sonra süzülen suyun sıcaklığı 40 °C’nin altına düştüğü zaman limon suyu ilave edilir ve karıştırılıp içilir.

Kabuğundan, dekoksiyon (%5) şeklinde hazırlanan tentürü, uyarıcı ve koku verici olarak değerlendirilir. Kabukların sıkılması ile elde edilen uçucu yağından limon esansı hazırlanır. Yeşil olanların esansı, sarı ve olgun olanlardan daha fazladır. Bu esans, uyarıcı ve koku verici olarak sabun ve parfümeri sanayinde değerlendirilir. Ayrıca, limonata yapımında, gıda sanayinde, pasta ve şekercilikte, koku ve lezzet vennek amacıyla bazı preparatların bileşimine girer.

Bir ölçü limon suyu + bir ölçü kolonya+ bir ölçü gliserin karışımı, deriyi yumuşatır, çatlaklan kapatır. Özellikle ev işinden elleri çatlayan bayanlar için bu çok gerekli bir karışımdır.

Limon, vücut yağım eritmediği için zayıflamada bu yönde fayda sağlamaz. Ancak, açlık hissi duyulduğunda limon yendiği zaman açlık hissini kurabiyeden daha güçlü bastırır. Bu durumlarda limon yenerek enerji alınmaz fakat, açlık bastırılır. Benzer şekilde hıyar, domates, sebze ve meyve yenerek de düşük enerji alınır.

 

Turunçgiller ile ilgili kısa bilgi:

Meyve: Turunçgil meyvesi, yapı bakımından kabuk, et ve dilimden ibarettir. Olgun meyvede, kabuğun en dışında esans bezleri (uçucu yağ keseleri) bulunan yassılaşmış hafif bir çukur içerisinde batık bir görünümdedir. Veya, bal mumuna benzer kalın bir tabaka ile örtülüdür. Kabuk, renklidir. Kabuğun hemen altında renksiz veya beyaz renkli, sarımtırak veya pembemsi renkli mezokarp vardır. Dilimler arasında, dilimleri birbirinden ayıran zarlar vardır. Olgunlaştığı zaman bu zar büzülür (mandarin) ve dilimler kolayca birbirinden ayrılır. Portakalda, dilim hücreleri küçük bir etki ile kolayca dağılır.

Meyvenin bileşimi; su (%77-92), nişasta, pektin (%3.0), kristaller, glikozit, invert şeker, pentoz, pentozanlar, enzimler (peroksidaz, pektaze, pektalose), plastitler, p-karoten, karoten, kloroplastlar, klorofil, kantophyl, licopin, thiamin, askorbik asit, tokoferol (E vitamini) vb.den oluşur.

Meyve usaresinde, asit miktarı değişiktir. Olgun limon meyvesindeki asit miktarı daha fazladır (%40-89). Portakal usaresinde ise %1-2’dir. İnvert şeker miktarı, sonbaharda tedricen bir artış gösterdiği halde, sakaroz sonbaharda süratle artar, kış sonu ve ilkbaharda azalır. Meyve kabukları, pentos ve pentosanlar bakımından zengindir. Özellikle, kabuğun beyaz kısmında kuru ağırlığın %60’mı teşkil eder.

LİMONDA P VİTAMİNİ VAR!

Turunçgil meyve ve etlerinde, yeşil, san, pembe, kırmızı ve kan rengini veren renk maddeleri vardır. Bunlara plastit denir. Kabuk ve usarede bulunur.

Genç meyve dokuları klorofil içerdiğinden yeşilimtırak veya yeşil renklidir. Meyve olgunlaştıkça kabukta klorofil parçalanır, yeşil renk kaybolur. Bu sırada klorofil tarafından maskelenmiş olan karoten ve xantophyl çoğalarak meyveye sarı, kırmızı veya portakal rengini verir. Bu çeşitlerde (antıntop ve kan portakalı) kabuk ve et rengini licopin ve p-karoten verir. Portakal meyvesinde, olgunluk ilerledikçe, klorofil azalır ve karoten artar.

Turunçgil meyveleri, karakteristik renklerini serin ve soğuk havalarda daha çabuk ve yoğun olarak alır. Normal rengini alan meyveler, uzun süre ağaç üzerinde bırakıldıkları zaman (Valansia portakalı) ilkbaharda havaların ısınması ile birlikte klorofil teşekkülü tekrar başlar ve meyveler tekrar yeşil renge dönebilir.

Bütün turunçgil çeşitleri, C vitamini bakımından zengindir. Portakalda, turunç ve limona göre A vitamini daha zengindir. Limonda, P vitamini (citrin) de tespit edilmiştir. P vitamininin, kılcal kan damarlarının kanamalarına karşı çok iyi etki ettiği saptanmıştır. Çekirdeklerde ise, E vitamini, kabuk bölgesinde I vitamini ve licopin bulunur.